Türkiye AB Zirve Bildirisi

Türkiye AB Zirve Bildirisi

Türkiye AB Zirve Bildirisi 

18 Mart 2016 tarihinde Türkiye-AB Zirvesi Brüksel’de gerçekleşti. Avrupa Birliği liderleri, Avrupa’ya göç eden mültecilerin sayısının azaltılabilmesi için Türkiye ile müzakere edilen metin üzerinde anlaşmaya vardılar. Özellikle Almanya Başbakanı Merkel’in anlaşmaya dair yaptığı açıklamalar ve Güney Kıbrıs Lideri Nikos Anastasiades’in anlaşmaya karşı oluşu zirve öncesinde konuşulan konular arasında yer alıyordu. Anlaşmanın ardından birçok ülke lideri ve Avrupa Konseyi Başkanı olan DonalsTusk sosyal medya hesaplarından olumlu mesajlar paylaştılar. Türkiye’nin istediği talepler konusunda AB liderleri bir takım değişikliğe gitmeyi uygun gördüler. Başbakan Ahmet Davutoğlu öncelikle planı Avrupa Konsey Başkanı Donald Tusk, Avrupa Komisyon Başkanı Jean-ClaudeJunckerve AB Dönem Başkanı Hollanda’nın Başbakanı Mark Rutte ile sabah kahvaltısında görüştü. Ardından yürütülen ikili temaslardan sonra 28 Avrupa Birliğine üye ülkenin liderleri ile Başbakan Ahmet Davutoğlu anlaşmaya son halini vermek üzere masaya oturdu.

Zirvenin Detayları

18 Mart 2016 tarihinde Brüksel’de Başbakan Davutoğlu, AB Konseyi üyeleri ile 29 Kasım 2015’teki zirveden sonra üçüncü kez bir araya geldi. İki taraf arasında Ekim ayından beri devam eden görüşmelerin son aşamasını oluşturan 18 Mart zirvesinde görüş birliğine varıldı ve 7 Mart zirvesi esnasında Başbakan Davutoğlu tarafından gündeme getirilen Ege Adaları’ndan Türkiye’ye iade edilen her bir Suriyeli için Türkiye’den bir Suriye vatandaşının AB ülkelerine yerleştirilmesi hususunda ve Türk Vatandaşları için vize serbestliğinin Haziran 2016’da gerçekleşmesi konularında mutabakata varıldı. Zirvede, mülteci krizinin çözümüne yönelik olarak oluşturun ortak eylem planı çerçevesinde bugüne kadar atılmış olan adımlar vurgulandı. Türkiye’de Suriyelilere çalışma imkanı sunulması, Suriye ve diğer ülke vatandaşları için vize uygulamalarının çıkartılması, Türkiye’de polis, sahil güvenlik ve sınır korumanın güçlendirilmesi, AB ile bilgi paylaşımlarının arttırılması ve Türkiye’nin mülteciler için istediği 3 milyar Euro’nun kullanımına başlanması olumlu gelişmeler olarak kaydedildi. 7 Mart zirvesi yapılırken Başbakan Davutoğlu tarafından Türkiye’den Yunanistan’a geçiş yapan, Türkiye karasularında yakalanan ve uluslararası koruma için gerekli olan koşulları sağlayamayan düzensiz göçmenlerin Türkiye’ye iade edilmesi karşılığında, Türkiye’de kamplarda kalan Suriyeli mültecilerin AB ülkelerine yerleştirilmesi planını komisyona sunmuştu.

Tüm bunların yanında göçmen kaçakçılığıyla mücadelenin artırılması konusu da üzerinde durulan konular arasında yer almıştır. 7 Mart tarihinde başlayan zirvenin görüşmelerinin sonuca bağlanması açısından önemli olan 18 Mart zirvesinde Türkiye’den Yunanistan’a gitmekte olan düzensiz göçün sona erdirilmesine yönelik önlemler üzerine her iki taraf arasında uzlaşma sağlanmıştır. Bu uzlaşmanın bir kısmı mülteci meselesinin haricinde Türkiye ve AB ilişkilerinin canlandırılmasına yönelik önlemleri içermektedir.

Zirvede Varılan Anlaşma Neleri İçeriyor?

Zirvede aşağıda yer alan 9 madde üzerinde anlaşma sağlandı.

  • Türkiye’den Yunanistan’a geçen tüm yeni düzensiz göçmenler 20 Mart 2016 tarihinden başlamak üzere Türkiye’ye iade edilecektir. Bu iade süreci sırasında, toplu sınır dışı etme gibi bir durumun yaşanmamasına dikkat edilecek ve mülteci hukukunun temel ilkeleri arasında bulunan zulüm riski olan yere geri göndermeme ilkesine (non – refoulement) dikkat edilecek. Bu kamu düzeninin tesis edilmesi için geçici ve olağan dışı bir önlem olarak ön görülmektedir. Yunan adalarına ulaşmış olan tüm göçmenler kayıt altına alınarak, iltica prosedürlerine uygun şekilde muamele göreceklerdir. Siyasi iltica talebinde bulunmayanlar ya da başvurusu geçerli olmayan göçmenler Türkiye’ye iade edileceklerdir. Düzensiz göçmenlerin iade masrafları AB tarafından karşılanacak, Yunan ve Türk yetkililer iş birliği noktasında ikili düzenlemeler üzerinde anlaşacaklar. Göçmenlerin Yunanistan’dan Türkiye’ye iade edilmesi, Türkiye’nin mülteci haklarını koruyan ve mültecilere uluslararası düzeyde koruma sağlayacak güvenli ülke olarak kabul edilmesine dayanmaktadır.
  • Türkiye’ye Yunan adalarından iade edilen her bir Suriyeli için, Türkiye’den bir Suriyeli AB ülkelerine yerleştirilecektir. Türkiye’ye iadelerin başlamasıyla birlikte start verilecek olan bu uygulamayla beraber, AB ajansları, Komisyon, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ve AB’ye Üye Devletlerin de yer alacağı bir mekanizma oluşturulacak. Türkiye’den AB’ye gönderilecek olan Suriyeliler için daha önce AB’ye üye devletlerin 20 Temmuz zirvesinde kararlaştırmış oldukları Üye Devletlerarasında paylaştırılan kotadan kalmış olan 18 bin kişilik yer bu şekilde doldurulacaktır. Daha fazla mültecinin AB ülkelerine yerleşmesi söz konusu olursa, benzer bir gönüllü kota sistemi uygulanarak 54 bin kişiye kadar Suriyeli göçmen AB ülkelerine yerleştirilecektir. Türkiye’ye iade edilenlerin bu sayıya yaklaşması durumunda mekanizma tekrar gözden geçirilecektir. Eğer bu sayı aşılırsa mekanizma durdurulacaktır. Bu durumda, Türkiye’ye iade edilecek olan ve bunun karşılığında AB’nin Türkiye’den kabul edebileceği Suriyeli göçmen sayısı en fazla 72 bin olabilir.
  • Türkiye Devleti AB ülkelerine düzensiz göç için oluşabilecek yeni deniz ve kara güzergâhlarını engelleyebilmek için gerekli önlemleri oluşturacak ve bu önlemleri alabilmek için komşu ülkelerle işbirliği yapacaktır.
  • Türkiye ve AB ülkeleri arasındaki düzensiz geçişler önemli miktarda azaldığı zaman, Gönüllü İnsani Kabul Programı aktive edilecek ve AB’ye üye olan devletler gönüllü olarak bu programa katkıda bulunacaklar.
  • Türk vatandaşları için vize serbestliği sağlanması ve vize zorunluluğunun en geç Haziran 2016 sonuna kadar kaldırılabilmesi hedefi doğrultusunda çalışmalar hızlandırılacaktır. Bunun koşulu olarak istenen Türkiye tarafından yol haritasında yer alan tüm kriterlerin tamamlanmasıdır. AB komisyonu Türkiye’nin bu güne kadar yol haritasında bulunan 72 kriterin 35 tanesini yerine getirdiğini ifade etmiştir. Türkiye devleti bunun için gerekli olan adımları atacak ve Avrupa Komisyonu tarafından kriterlerin yerine getirilmesiyle ilgili olarak bir değerlendirme yaparak Nisan sonuna kadar uygun bir teklifte bulunacaktır. Bu teklif doğrultusunda Avrupa Parlamentosu ve konseyi nihai kararı verecektir.
  • Bu süreçte AB Türkiye ile işbirliği içerisinde, mülteciler için ayrılmış olan 3 milyar Euro’nun kullandırılmasını hızlandıracaktır. Mart sonundan önce Türkiye’nin belirlemiş olduğu geçici koruma altında bulunan kişiler için ek projeler için de fon sağlanacaktır. Mülteciler için öncelikle gıda, sağlık, altyapı, eğitim ve diğer yaşam giderlerini içeren somut projelerin içerisinde yer alacağı ilk liste iki tarafın desteğiyle bir hafta içerisinde oluşturulacaktır. Bu kaynakların tamamen kullanılma aşaması geldiğinde ve yukarda yazılı olan yükümlülüklerin karşılanmasına bağlı olarak AB tarafından 2018 yılının sonuna kadar 3 milyar Euro ek fon sağlanacaktır.
  • Tüm bunlarla beraber AB ve Türkiye gümrük birliğinin yeninden güncellenmesine yönelik devam eden çalışmaları memnuniyet içerisinde karşıladıklarını ifade etmişlerdir.
  • AB ve Türkiye 29 Kasım 2015 zirvesinde yayınlanan ortak bildiride belirtildiği gibi katılım sürecinin yeniden canlandırılması konusundaki taahhütlerini yinelemişlerdir. 14 Aralık 2015 tarihinde açılan ekonomik ve parasal politikayla ilgili 17. Fasıldan sonra Hollanda dönem başkanlığı esnasında 33. Fasıl açılacaktır. Komisyon buna dair ilk teklifi Nisan ayı içerisinde sunacaktır. Diğer fasılların açılabilmesi için hazırlık çalışmaları hızlandırılmış bir şekilde devam edecektir. Mevcut kurallar gereğince üye devletlerin pozisyonlarına bir zarar gelmeyecektir.

(Bu maddede üye devletlerin pozisyonlarına atıfta bulunulması, fasılların açılmasına engel teşkil eden GKRY’nin tek taraflı olarak blokajının devam edeceğini göstermektedir. Bu fasıllar arasında yargı, enerji, temel haklar, adalet ve özgürlük, güvenlik gibi kritik fasılların bulunuyor olması, GKRY blokajı aşılmadığı takdirde katılım sürecinin nasıl hızlanacağı sorusunu akla getirmektedir.)

  • AB komisyonu ve AB’ye üye devletler özellikle Türkiye sınırı yakınlarında bulunan belirli bölgeler olmak üzere, Suriye’deki insani koşulların geliştirilebilmesi amacıyla Türkiye ile beraber çalışacaklardır. Bu sayede yerel halk ve mültecilerin daha güvenli bölgelerde yaşayabilmeleri mümkün olacaktır.

Anlaşma Nasıl Yürüyecek?

Anlaşmanın yürütülebilmesi için AB ve Türkiye anlaşmada öngörülen maddelerin her ay gözden geçirilmesi kararı almıştır. 18 Mart AB – Türkiye zirvesinden önce bir araya gelen AB’ye üye devletler, yaşanan göç krizi karşısında ortak olarak oluşturulmuş stratejiyi yinelemişlerdir. Bu stratejinin önceliği dış sınırların kontrolünün yeniden sağlanması ve bu şekilde Schengen Alanı’nın yeni baştan tesis edilmesi oluşturmaktadır. Bunun için ilk başta Yunanistan’da göçmenlerin kayıt altına alınabileceği merkezler oluşturulması ve iltica prosedürlerinin hızlandırılabilmesi için AB’nin destek vermesi öngörülmektedir. AB aynı süreçte Yunanistan ve Türkiye arasında yapılan geri kabul anlaşması neticesinde ve 1 Haziran sonrası süreçte AB – Türkiye geri kabul anlaşması uyarınca Yunanistan’ın düzensiz göçmenleri iade etme kapasitesini güçlü hale getirebilmek için iltica uzmanları, sınır muhafızları ve çevirmenler gibi kaynaklar sağlamak suretiyle destek olacaktır. Komisyon tarafından Yunanistan’a sağlanması planlanan destek için operasyonel bir plan oluşturulacaktır. Yunanistan’da bulunan mülteci ve göçmenlerin insani koşullarının iyileştirilebilmesi için de acil yardım sağlanacaktır. Bunun yanında Yunanistan’da bulunan mültecilerin AB ülkelerine yerleştirilebilmesi için üye devletlerin mevcut taahhütleri doğrultusunda yeni imkânlar yaratılacaktır. Her ne kadar göçmenlerin Türkiye’ye iade süreçlerinin 20 Mart tarihi itibariyle başlaması ön görülse de gerekli hazırlık olmadan bunun başlamayacağı yetkililer tarafından belirtilmektedir. 18 Mart Cuma günü itibariyle yaklaşık olarak 1500 kişinin Ege’yi geçerek adalara çıkış yaptığı belirtilmektedir ki bu sayı bir önceki günün iki katını oluşturmaktadır. Yunanistan Başbakanı Çipras, 2300 tane hukuk ve güvenlik uzmanının bu anlaşmayı yürürlüğe koyabilmek için Yunanistan’a gitmesinin beklendiğini belirtmiştir. Almanya ve Fransa Yunanistan’a 600 adet iltica uzmanı ve polis göndereceğini açıklamıştır. Ege adalarına ulaşan göçmenlerin iltica başvurularının değerlendirilebilmesi için iltica uzmanı, tercüman gibi birçok görevliye ihtiyaç duyulmasından ötürü iadelerin 4 Nisan tarihine kadar başlamayacağı ön görülmüştür. 15 Mart tarihinden itibaren Yunanistan’da AB ajansları ve üye devletlerden yetkililer olmak üzere 892 kişi görev yapmaktadır. AB kapsamlı göç stratejisi, Batı Balkanlar gibi transit geçiş ülkelerini, Libya gibi AB’ye giden göç rotalarından birisi olan Orta Akdeniz rotası üzerinde bulunan transit geçiş ülkelerini, Libya gibi AB’ye gitmekte olan göç rotalarından birisi olan Orta Akdeniz rotası üzerinde bulunan kırılgan noktaları oluşturan ülkeleri, sıcak noktaları ve göçmen kaçakçılığıyla etkili mücadeleyi içermektedir. AB’ye sınırı olan ülkeler üzerinde oluşturulan sıcak noktalar stratejinin önemli bir ayağını oluşturmaktadır. 17 Mart tarihi itibariyle Yunanistan ve İtalya’da mültecilerin parmak izlerinin alındığı, kayıtlarının yapıldığı, irtica başvurularının yürütüldüğü, talebi kabul görenlerin tekrar yerleştirilebilmek için beklediği, talebi reddedilenlerin iade edilebilmesi için gerekli olan işlemlerin yapıldığı 8 operasyonel sıcak nokta bulunmaktadır. Yunanistan’da bulunan 4 sıcak noktanın kapasitesi 5550 kişidir. İtalya’da 2, Yunanistan’da ise 1 adet sıcak nokta daha inşa edilmesi ön görülmektedir. Türkiye ve AB arasında mülteci akının yönelik düzensiz göçün önlenebilmesi konusunda anlaşmaya varılabilmesi, her iki taraf arasında yeni bir döneme işaret etmektedir. Ancak bu sürecin etkin bir şekilde işleyebilmesi AB ve Türkiye arasındaki kültür, işbirliği ve güvenin gelişmesini sağlayacağı yorumları yapılmaktadır.

Kısaca Anlaşma Maddeleri

Kısaca anlaşmaya varılan maddeler dört kategori altında sıralanabilir;

Ek mali destek: Türkiye gelecek 3 yıl için Avrupa Birliğinden 6 milyar Euro’luk fon talebinde bulunmuş, Yapılan zirvede öncelikle ilk sözü verilen 3 milyar Euro’luk para diliminin mülteciler için hazırlanan projelere tahsis edilmesi, bu projelerin başarıya ulaşarak ilk fon diliminin kullanımının ardından ikinci 3 milyar Euro’luk fonun kullanıma açılması konusunda anlaşmaya varılmıştır.

Vize serbestisi: Yapılan anlaşmaya göre 2016 Haziran ayına kadar Türk vatandaşlarına Schengen Bölgesi’nde vize serbestisi sağlanması için 72 şartın yerine getirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bunun yanında Haziran 2016 tarihi vize serbestisinin başlayabilmesi için net tarih olarak verilmiyor.

AB üyelik süreci: Türkiye taleplerinde müzakerelere hız verilmesini ve 5 yeni faslın görüşmeye açılmasını talep ederken, Kıbrıs’ın şerh koyduğu bazı başlıkların gündeme gelmemesi adına ve anlaşmanın riske edilmemesi için bu talebini daha muğlak hale getirerek, en kısa sürede yeni müzakere başlıklarının açılması ifadesini dile getirdi.

Mülteciler konusu: Türkiye karasularından Yunan adalarına kaçan göçmenlerin iade edilmesi ve yapılan her bir iade için Türkiye’de bulunan bir Suriyelinin AB ülkelerine yerleştirilmesi konusunda anlaşmaya varılmıştır. İade edilecek olan toplam göçmen sayısı 72 bin rakamıyla sınırlandırılmıştır.

30 Eylül 2016
332 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Düşüncelerinizi belirtin Bizlere yardımcı olun...